‘’Uyanana kadar insan gezegenlerin tesirindedir,uyanmış insan gezegenlere tesir eder.’’ “İbn-ül Arabi”

Kainatta her şey birbiri ile bağlantılıdır. Kişi dünyaya geldiği anda gezegenlerin konumunu belirleyen şema, bu fark alemine (3B’ye) gelirken imzaladığımız bir sözleşme niteliğindedir. Doğum zamanı ve ilgili yerin coğrafi koordinatları kullanılarak özel hesaplamalar ile bulunur.
Ruh bedene girip 3B’ye indiği andan itibaren nefsin (egonun) hükmüne girer. Burada öğrenilmesi gereken bir oyun alanında yok hükmündeki varlıklar olduğumuz ve oyun kurucunun iradesinden başka irade olmadığıdır. Bir Güneş Aslan çocuğu Aslan olarak doğmamış Aslan olmaya gelmiştir. Kimse tek başına güneş burcundan ibaret değildir. Marsı ile harekete geçer mücadele eder, Venüsü ile ilişkilerini yaşar, sahip olduklarını değerlendirir, Merkürü ile iletişim ve düşünce sistemini geliştirir, Ayı ile bilincini Güneşi ile benliğini inşa eder. Bütün bunlar olurken Satürn ile irşad olarak disiplini öğrenir, Jüpiter ile bolluk bereket ve inanç sistemini geliştirir. Neptün ile ilahi aşkı ve idealleri, Uranüs ile üst akıl ve Plüto ile de çürümüş yapıları yıkıp yeniden inşa eder.
Astrolojik danışmanlıklarla gelecek öngörümleri yapılabilir ama haritanın gerçek potansiyeli tam anlaşılmadan geleceği bilmek ne kadar gerçekçi olur tartışılır. Önemli olan natal potansiyeli bilip geleceği kendinin inşa etmesidir. İşte o zaman gezegenler seni değil, sen gezegenleri yönetirsin yani haritanın üzerine basarsın.
İddiamız 3B planını bırakmak. Bunun için haritaların üzerine çıkmaya ve bizi 3B’ye bağlayan tüm astrolojik çekim alanlarından özgürleşmeye, kendinizin bile bilmediği, 3B’nin tuzaklarından özgürleşeceğiniz, gerçekte kim olduğunuzu, ne için geldiğinizi, gerçek potansiyelinizi en büyük tuzaklardan nasıl özgürleşeceğinizi bulmaya, daha doğmadan bilinçaltına yerleşen kayıtları silmeye gereksinim duyarız. Bilinçaltı tuzaklarını ve buna sebep olan etkenleri, en derin yaraları, nefsin tutunduğu ve ruhun gitmek istediği yolu tüm zaafları ve tuzakları çozelim.

Bu haritanın sahibi içine doğduğu çevrenin en sorumluluk sahibi özellikle kardeşlerinin anneliğini üstlenen, kolay kanan, aşırı dağınık, bilinçaltında egosunun tuzaklarına takılıp son sözü söyleyen olma güdüsünde aşırı eleştirel bir yapıya sahipti.
En derin yarası sevgisizlik dolayısıyla sevgi gösterememekti. Aşırı manipülatif ailesini büyük bir fedakarlıkla hep gündeminde tutmuş, kurban bilinci geliştirmişti.
Yapması gereken ego, kibir, takdir edilme arzusunu bırakıp kimseden onay ve alkış alma ihtiyacı olmadığını anlayarak yaratıcılığı, sıra dışılığı, özgürlükçü anlayışıyla herkesten farklı biçimde, kendi çocuklarına öncelik vermek ve ailesi ile arasına gereken mesafeyi koymaktır.
Bizler haritalarımızı hep gölge arketipleri ile çalıştırmaya meyilliyiz. 3B’nin tuzaklarına takılmamak ve gelecek tecellileri nasıl yönetmemiz gerektiğini belirlemek için astroloğumuz Tuğba Göktaş danışmanlık hizmeti vermektedir.
